Blog / Düğün Fotoğrafçısı / Düğün Hikayeleri

Bir Düğün Hazırlığı Hikayesi: Aybike & Atay

Fotoğraf Penceresi ailesi olarak; Aybike ve Atay, sonu gelmeyen en tatlı çiftler listemizde gönül rahatlığıyla yer vereceğimiz bir çift… Taze annemiz Aybike Şimşek ile düğün hazırlığı sürecine dair tatlı bir röportaj gerçekleştirdik. Bu sayede kendisinin deneyimlerinden ve hikayesinden ilham alacağınızı umuyoruz, keyifli okumalar…

Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Ben Aybike. 31 yaşındayım, evliyim 🙂 12 yılı aşkındır kurumsal iletişimci, yaklaşık 1 yıldır da tam zamanlı bir anneyim.

Eşinizle nasıl tanıştınız?

Eşimle tanışma hikâyemiz, aslında alışılagelmişin biraz dışında. İkimiz de Galatasaray sevdalısıyız ve tribünde tanıştık.

Evlenme teklifi aldınız mı? Nasıl bir teklifti?

Evlenme teklifi aslında dönem olarak aşırı beklentiye girdiğim fakat ‘’an’’ olarak hiç tahmin etmediğim bir anda oldu. Bu yüzden aşırı şaşırdım. Bir arkadaşımızla görüşmek için eşim ile Gayrettepe’de bir AVM’ye gidecekken, internette gördüğüm ve nişan yapmayı düşündüğüm mekânın önünden geçiyorduk. Eşimin elinden tutarak ve hatta kendisini tam tabiri ile ‘’sürükleyerek’’ bu mekâna götürdüm. “Nasıl bir yer, sadece 2 dakika bakalım lütfennnn” diye yalvararak… Meğer bana orada kocaman bir organizasyon hazırlamış ve tanıdığım herkesi davet etmiş, bir anda kendimi kocaman bir partinin içinde buldum, meşaleler, bağırış çağırışlar sonra romantik bir teklif ve yüzük parmağımdaydı… 

Düğün hazırlıklarınız ne kadar sürdü? Bu süreçte size en çok zorlayan şeyler nelerdi?

Düğün hazırlığımız 6-7 ay sürdü. Her şey planlandığında pek de bir zorlayıcılığı kalmıyor açıkçası… Ben genel olarak aşırı takipçi ve programlı biri olduğum için önce ihtiyaç ve yapılacaklar listesi çıkardım sonra sırayla hepsinin üzerini çize çize gittim ve oldu 🙂

Nasıl bir düğün yaptınız? Bir konsept belirlediniz mi?

Konseptimiz genel olarak sade ve salaştı. Olabildiğince bizi yansıtan bir görünüm yakalamayı hedefledik, içimize de sindi.

Gelinliğinize nasıl karar verdiniz? Ön araştırma kısmında hangi markalara ve modellere baktınız?

Gelinlik seçimi konusunda bir sürü tavsiye dinledim. Çok fazla model ve markaya bakmadım, gittiğim ilk mağazada tasarımcıya hayalimi anlattım, fizik yapıma en uygun olabilecek önerisiyle birlikte benim de tarzımı-hayalimi yansıtan gelinliği önerdi, giydim, aldım ve çıktım.

Kına gecesi yaptınız mı? Ne tür bir konsept ve kıyafet seçtiniz?

Kına gecesi yaptım, hem de ne gece 🙂 Konsept ortaya karışık oldu. Hem prenses hem roman hem de Hintli oldum 🙂 Çok eğlendim, hayatımın en eğlenceli gecelerinden biriydi. Yeni evleneceklere tavsiyem; içlerine sinen, hayallerindeki gibi bir kına gecesi yapsınlar ve bol bol fotoğraf çektirsinler. Hatta en önemlisi fotoğraflar çünkü gün geçip gidiyor, geriye sadece fotoğraflar kalıyor.

Çeyiz hazırlıklarınızı nasıl yaptınız? Sizi maddi ve manevi olarak zorlayan şeyler oldu mu?

Çeyiz konusunu zamana yaydım, her şeyin en iyisi ya da en pahalısı olsun yaklaşımında olmadım. Hatta bazı şeyleri evlendikten sonra zamanla tamamladık. En önemlisi evin içindeki huzur. En pahalı, en güzel eşyalar sadece boş ve cansız maddeler diye düşünüyorum. Hazırlık sürecinde, ben de eşim de öyle düşündük ve gerçekten ihtiyacımız olan şeyleri sıraladık, bütçemize uygun şekilde yavaş yavaş aldık.

Balayınız nerede ve nasıl geçti?

Balayımız İtalya’da, çok eğlenceli geçti. İtalya’ya gelinliğimi kapıp gittim ve dış çekimimizi orada yaptık. Bu da yaptığımız en heyecanlı ve en doğru şeydi. Yurt dışında, bilmediğim sokaklarda eşimle beraber evliliğin ilk günlerini gelinliğim üzerinde, bağıra çağıra gülüp eğlenerek geçirmek gerçekten çok keyifli ve heyecan vericiydi. Tabii ki anıların en önemli çıktısı fotoğraflarımız da bugün üzerinden 2 sene geçmesine rağmen anılarımızı tazeliyor. Yurtdışında gelinlikle sokaklarda dolaşmak ve fotoğraf çektirmek düğün sürecimizin en unutulmaz anlarındandı…

Fotoğrafçı olarak kiminle çalıştınız? Bu sizin için nasıl bir deneyimdi?

Tabii ki Fotoğraf Penceresi, tabii ki Üzgün Yılmaz ve Oğuzhan Altun. İkisi de harika insanlar. Fotoğraf çektirmekten nefret eden, kendini hiç fotojenik bulmayan beni bile objektifle barıştırdılar ve tüm süreç için iyi ki onlarla ilerlemişiz diyorum. Çünkü an’lar geçiyor ve sadece birer kare o an’lar yani fotoğraf ve videolar kalıyor geriye… Bu yüzden de düğünün ve tüm sürecin bence en önemli kısmı doğru fotoğrafçıyı bulmak ve onunla çalışmak.

Fotoğraf Penceresi ile çalışmanın bir de şöyle bir değerli yanı var ki; fotoğrafçı kimliklerinden ziyade, arkadaş gibi bir yaklaşımları var. Durum böyle olunca, daha önce de söylediğim gibi fotojenik olmayan benden bile tahmin ettiğimden çok daha iyi pozlar çıkmıştı çünkü kendimi oldukça rahat hissettim. Tabii bir o kadar da eğlendim 😊

Düğün hazırlığı süreciniz için ‘keşke’ dediğiniz şeyler var mı?

Benim olmadı çok şükür. Her şey içime sine sine, tam da istediğim gibi oldu.

Yeni evlenecek çiftlere düğün hazırlığı süreci için neler tavsiye edersiniz?

İçlerine sindiği gibi, bütçelerini ve hayatlarını zorlamayacak her şeyi yapsınlar. Bence düğün hazırlığı süreci, gelinler için daha heyecan verici ve önemli… Bu vesileyle damatlardan ve ailelerden ‘’gelin’’lerin fikirlerine ve hayallerine saygılı ve yapıcı olmaları konusunda buradan minik bir ricada bulunmuş olayım 🙂 Düğün hazırlığı sürecinde çiftlere tavsiyem; bütçelerini aşmamaya özen göstersinler, günün sonunda düğün de bitiyor, balayı da… Geriye sadece fotoğraflar ve birlikte paylaştıkları ‘’hayat’’ kalıyor. Bu nedenle en çok önemsemeleri gereken konu, bence fotoğraf sonrasında da hayallerini yaşasınlar, bunun için biraz yapıcı olmak gerek diye düşünüyorum.

Herkese sevgiler 😊

Aybike ve Atay’ın Düğün Hikayesi’ni izlemek için buraya tıklayın!

Save the date fotoğrafları için ise buraya tıklayabilirsiniz!

Benzer Hikayeler